SEL FELAKETİ HAFTASI KUTLU VE MUTLU OLSUN

Kuşadası, en büyük sel felaketini Eylül/ 1996 ‘da yaşadı..

O tarihteki büyük sel felaketinden nasibini almış, iş yerinin yüzde 90’ına yakın kısmını kaybetmiş bir Kuşadalı olarak, en büyük acıyı yaşayanlardan biriyim.
Şimdi yağmur yağsa da, sotede beklesek, “batık araçların fotoğraflarını çeksek” diyen gazeteci tayfasından bir kaçı bile işyerime ”geçmiş olsun” ziyaretine gelmemişti..
Büyük sıkıntılarla yeniden toparlanıp da yolumuza devam ettiğimizde de, “altında türlü türlü entrikalar arayıp, dedikodusunu yapmışlardı”.
Ta o yıllardan itibaren Kuşadası’ndaki yerel basının, mesleki dayanışmasını bir yana bırakın, insani ilişkiler içinde olabileceğine, hiç inanmam.
İnsan kötü gününde anlıyor, etrafında olup, bitenleri.
Kıskançlığı, hasisliği, sevgisizliği, mazoşizmi..
Birilerinin gerçekten de yağmur yağmasını ve “batmanı” beklediğini anlıyorsun, hem de kafana “dank” ederek.
Her zaman “sotede” beklediklerini biliyorsun.

İKİNCİ BÜYÜK SEL FELAKETİ

İkinci büyük sel felaketi ise, 2002 yılında gerçekleşti..
O dönemi neyse ki, teğet bir biçimde atlattık.
Ancak, Kuşadası’nda 400 civarında işyeri ve ev sular altında kaldı..
Bu iki büyük sel felaketinde de, devletin Kuşadası’ndaki mağduriyetleri gidermek adına hiçbir tedbirde bulunmadığını, sel felaketi mağdurlarının vergi borçları da dahil kamusal yükümlülüklerini ertelemediğini, affetmediğini eklemek isterim.
2002 yılındaki sel felaketinden sonra dönemin yöneticisi Fuat Akdoğan tarafından, Engin Berberoğlu döneminde üzeri doldurulmuş olan İnönü Bulvarı ( dere yatağı idi) yeniden açıldı..Suyun hacimli bir biçimde denize ulaşması sağlandı…
Peki, bu önlem çözüm oldu mu? Kısmen de olsa, çözüm oldu.
Suyun daha hacimli bir biçimde akışı ile birlikte, İnönü Bulvarına bağlanan, benim de o dönem işyerimin bulunduğu ara sokaklar, sel felaketine uğrama ihtimalinden kurtuldu..
Kısmen de olsa iyi bir gelişme idi, ta ki Çevre Yolu yapılana kadar.
Çevre Yolu yapıldığından bu yana, yolun eğilimi için çözüm üretilmemesi nedeniyle, otogar bölgesi her yıl “göl” haline dönüşmekte.
Her yıl göletin içine düşmüş batık araçlar, kurtarılmayı bekleyen sürücüler, sotede bekleyen gazetecilere fotoğraflar vermeye devam ediyor..
Tamamen mühendislik hatasından kaynaklı görüntüler üzerine, aylarca yorumlar yapılmakta, yerel siyasete malzeme üretilmekte.

YAĞMUR YAĞSA DA, KONUŞACAK ŞEY BULSAK

Kuşadası yerel siyaseti kısırdır..Bu yüzden yağmur duasını hiç atlamaz.Her sonbahar “yerel siyasette konuşacak şey bulmak için yağmur duasına çıkar”.
Oysa sel felaketlerinin mağduriyetini en derinden çekmiş, canını ve malını zor kurtarmış insanlar bilir ki, yanlarında bir Allah’ın kulu yoktur, hatalı yol yapanlar da cezalandırılmayacaktır.
Yine her yıl olduğu gibi, ritüel gibi, fotoğraflar elden ele dolaşacak, sel felaketi konuşma haftası törenle başlayıp, alkışlarla kapanacaktır.
Kutsal “sel felaketi haftası” kutlu ve mutlu olsun.
En güzel fotoğraflar sizinle olsun..

Haber: Zeynep Inak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir